The post Windows Masaüstü Uygulamalarını Microsoft Store’dan İndirmeniz İçin 3 Neden appeared first on Kablosuz Mecmua.
]]>Eğer bir Windows kullanıcısı iseniz, uygulamalarınızı eskiden Windows Store olarak bilinen, bugünkü adıyla Microsoft Store üzerinden yüklemeye başlayabilirsiniz. Bazılarınızın bu fikre pek sıcak bakmadığını duyar gibiyim ancak yazımızın devamını okuduğunuzda Windows uygulamalarını Microsoft Store üzerinden yüklemenin aslında o kadar da kötü bir fikir olmadığını anlayacaksınız.
Masaüstü uygulamaları özellikle Windows PC’ler üzerinde çalışacak şekilde yazılan ve paketlenen uygulamalardır. Bu uygulamalar, uygulama geliştiricilerine daha fazla kontrol ve esneklik sağladığından işletim sisteminin sadece PC sürümünde yer alan Windows API’lerini kullanırlar. Microsoft’un Windows işletim sisteminin bir özelliği olan UAC korumalarına rağmen masaüstü uygulamaları kimi zaman verimli bir şekilde çalışmayabilir ya da istenmeyen eylemleri gerçekleştirebilirler.
Masaüstü uygulamaları tek başlarına çalıştıklarından onları kurulum yapan dosyaları ile birlikte yüklemeniz gerekmektedir.
Windows’un 8.1 sürümü ile birlikte Microsoft, Evrensel Windows Uygulamaları (Universal Windows Apps, UWA) kavramını duyurdu. Bu uygulamalar ayrıca “Metro uygulamaları” ya da “Modern uygulamalar” olarak da bilinmektedir. UWA’lar üç temel sorunu gidermek üzere kullanılıyordu: Tutarlılık, taşınabilirlik ve güvenlik. UWA’lar tıpkı diğer Windows uygulamaları gibi aynı Metro / Modern estetik tasarıma sahiplerdi ve Windows’un hem masaüstü hem de taşınabilir cihazlarda kullanılan sürümlerinde kullanılabiliyorlardı. Ayrıca bu uygulamalar diğer sistem uygulamalarından izole olarak çalıştığından sisteme zarar vermelerinin de önüne geçiliyordu.
Windows’un 10 sürümü ile birlikte ise Microsoft, bu kavramı bir adım daha ileri taşıdı ve Evrensel Windows Platformu (Universal Windows Platform, UWP) kullanmaya başladı. UWP sayesinde geliştiriciler, tek bir uygulama geliştirip o uygulamanın birden fazla platformda çalışmasını sağlıyorlardı. Bunun bir diğer anlamı, Windows 10 çalıştırabilen her bir bilgisayar aynı zamanda Evrensel Windows Platformu’nu da desteklediğinden, diğer tüm UWP uygulamalarını da otomatik olarak çalıştırabiliyor.

Peki UWA uygulamaları ile UWP uygulamaları arasındaki fark nedir?
Geliştiriciler açısından UWA, her bir platform (Windows PC ve Windows Mobile gibi) için ayrı bir projenin kullanılmasını gerektirir. “Paylaşımlı kod” projesi ise platforma özgü uygulamaların ortak kullandığı bir temel görevi üstlenir. UWP’de ise bir UWP uygulaması, UWP destekleyen her cihazda (örneğin Xbox One gibi) çalışır.
Son kullanıcı açısından ise bu ikisinin arasında pek bir fark yoktur. Hem UWA hem UWP uygulamaları sadece Microsoft Store üzerinden indirilebilir. Eğer Windows 10 kullanıyorsanız o zaman UWP uygulamaları sizi ilgilendirmektedir.
Burada dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta ise Microsoft’un 2016 yılında duyurduğu Desktop Bridge. Desktop Bridge, geliştiricilerin masaüstü uygulamalarını ve masaüstü oyunlarını kolayca UWP uygulamalarına dönüştürebilmelerini sağlayan bir uygulama. Uygulama dönüştürüldüğünde eskiden sadece masaüstünde kullanılan ancak artık UWP uyumlu olan bir uygulama, tıpkı eskiden olduğu gibi çalışmaya devam edecek ancak UWP ile birlikte gelen diğer bazı özellikleri de desteklemeye başlamış olacak.
Çoğu durumda bu dönüştürme işleminin tamamlanması için yazılım geliştiricilerinin kodları üzerinde herhangi bir işlem yapmalarına gerek kalmıyor. Bu sebeple de her geçen gün daha çok uygulamanın UWP uygulaması olarak duyurulduğunu görüyoruz. Bu dönüştürme işlemini yapmış olan bilinen uygulamalar arasında iTunes, Spotify, WhatsApp, Krita ve Kodi yer alıyor.
Dönüştürülmüş uygulamalar UWP uygulamaları ile aşağı yukarı aynı olduklarına göre o zaman neden uygulamaları Microsoft Store üzerinden indirerek kullanmalısınız? Bunun için üç ana neden mevcut:
Çoğu kullanıcı için uygulamaları tek bir yerden yüklemek önemli bir özellik değildir ancak kullanıcıların buna alıştıklarında daha önce neden her bir uygulamayı ayrı ayrı indirip kurduklarına şaşıracaklarından emin olabilirsiniz.
Eğer daha önce Mac, Linux, Android ya da iOS kullandıysanız, neden bahsettiğimi çok iyi biliyorsunuz. Bir uygulama mı indirmek istiyorsunuz? App Store, Play Store ya da tercih ettiğiniz paket yöneticisini açın. Uygulamayı arayın. Yükle düğmesine basın. Hepsi bu!

Bazılarınız bu işlemin uygulamanın adını Google’dan arayıp, uygulamayı indirip kurulum dosyasını çalıştırmaktan pek farklı olmadığını düşünebilir. Ancak bir uygulamayı Google’dan aratıp indirmeye kalktığınızda doğru web sitesine girmediğinizden ya da uygulamanın eski bir sürümünü indirmiyor olduğunuzdan emin olmanız gerekmektedir.
UWP uygulamalarını kullanmanın bir diğer güzelliği ise uygulamaların Microsoft Store’a bağlı olmasıdır. Bunun anlamı uygulama Microsoft Store üzerinde ne zaman güncellenirse o zaman sizin kullandığınız uygulama da otomatik olarak güncellenecektir. Güncelleme işlemini Microsoft Store sizin için otomatik olarak yerine getirir.

Dürüst olmak gerekirse pek çok masaüstü uygulaması, bünyesinde otomatik güncelleme özelliğini barındırmaktadır ancak bu özelliği hâlâ barındırmayan uygulamaların sayısı küçümsenmeyecek kadar çoktur. Uygulamaların en güncel sürümlerini kullanmak genellikle önerilir zira uygulama geliştiricileri bir uygulamayı güncellediklerinde uygulamalarına sadece yeni bir özellik eklemekle ya da hatalarını gidermekle kalmaz, aynı zamanda pek çok güvenlik açığını da kapatır.
UWP uygulamalarını kullanmanın belki de en önemli faydası, bu uygulamaların diğer sistem uygulamalarından izole bir şekilde çalışmasıdır. Bunun anlamı her bir uygulama belirli sınırlar dahilinde çalışır ve ona izin verilmediği sürece sistem kaynaklarına erişemezler. Bu sayede uygulamaların donanım sürücüleri üzerinde değişiklik yapması, diğer donanımları çalıştırması ya da sistem dosyalarını değiştirmesi mümkün olmaz.

UWP uygulamaları aynı zamanda Microsoft’un onayını gerektirir. Her ne kadar bu, %100 güvenli olduğunuz anlamına gelmese de zararlı bir uygulamayı bilgisayarınıza indirmeniz çok daha zordur.
UWP uygulamalarını kullanmak istememenize neden olacak iki, hatta üç sebep de mevcuttur.
Öncelikle Microsoft, bu uygulamaların dağıtıcısı görevini üstlendiği için uygulama satışlarından komisyon alır. İkincisi, UWP uygulamaları, işletim sistemine istedikleri kadar entegre olamayabilirler ve bu da kimi uygulamalarda daha az özelliğin kullanılmasına yol açabilir. Üçüncüsü, UWP uygulamalarını indirebilmek için Microsoft Store kullanmak zorundasınızdır ve Microsoft’un, ne yazık ki bu uygulamanın tasarımında pek başarılı bir iş çıkardığı söylenemez.
Tüm bunlara rağmen eğer halihazırda kullandığınız bir uygulama Microsoft Store üzerinde yer alıyorsa uygulamayı oradan indirerek kullanmanızı öneririz.
İkna oldunuz mu? Eğer olmadıysanız, sizi UWP uygulamalarını kullanmaktan alıkoyan şey nedir? Yukarıda listelediklerimizin dışında UWP uygulamalarını kullanmanın başka avantajları ya da dezavantajları var mı? Yorumlarınızı bekliyoruz.
Kaynak: MakeUseOf
The post Windows Masaüstü Uygulamalarını Microsoft Store’dan İndirmeniz İçin 3 Neden appeared first on Kablosuz Mecmua.
]]>The post Microsoft Yeni Dizüstü Bilgisayarı Surface Laptop’u Duyurdu appeared first on Kablosuz Mecmua.
]]>
Dizüstü bilgisayar Windows 10 S işletim sistemi ile birlikte geliyor. Bu işletim sistemi, sadece Windows Store üzerinde bulunan programlar ile kullanılabilecek. Microsoft bu sınırlamanın kullanıcılarının güvenliği açısından pek çok avantajı olduğuna dikkat çekiyor. Microsoft daha önce de Windows RT ile benzer bir adım atmış ancak işletim sistemi, Windows Store’de bulunmayan daha eski uygulamaları çalıştıramadığından kullanıcılar tarafından tercih edilmemişti.
Microsoft, Google ve onun ucuz dizüstü bilgisayarları serisi Chromebook’a rakip olmayı hedefliyor. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde bu bilgisayarlar öğrenciler tarafından tercih ediliyor.
Microsoft’un başta öğrenciler için hedeflediği Windows 10 S işletim sistemini kullanan bilgisayarların 189 dolardan satışa çıkacağını söylüyor. Bu fiyat, en ucuz Chromebook modelinden bile daha ucuz. Ancak Microsoft tarafından üretilen Surface Laptop’un satış fiyatı ise 999 dolar – MacBook Air ile aynı fiyata sahip.
İlgili etkinlik bünyesinde Microsoft, eğitim alanında diğer bazı duyurularda da bulundu.
Kaynak: Techlife News dergisi, Sayı: 6 Mayıs 2017, Sayfa: 88-91
The post Microsoft Yeni Dizüstü Bilgisayarı Surface Laptop’u Duyurdu appeared first on Kablosuz Mecmua.
]]>The post Project Neon Dedikleri de Ne Ola Ki? appeared first on Kablosuz Mecmua.
]]>Microsoft’un Windows 10 üzerinde kullanmak üzere geliştirdiği yeni tasarım dili. Bu dil, işletim sisteminin nasıl göründüğü ve nasıl çalıştığı üzerinde köklü değişikliklere önayak olacak. Bu dilin kullanıldığı ve çeşitli kaynaklardan sızan ekran görüntüleri incelendiğinde uygulama pencerelerinin daha şeffaf olması, daha akışkan animasyonlar ve geniş beyaz alanların yanı sıra kelimelerin etrafında beliren hafif bulanıklıklar göze çarpıyor. Bize soracak olursanız tüm bu değişiklikler mükemmel bir uyum içinde bir arada kullanılmış.
Elbette. En son sızan ekran görüntüsü, Başlat menüsü içerisindeki şeffaf döşemeleri gösteriyor ki bu da yeni tasarım dili ile birlikte gelen en önemli değişikliklerden. Windows 10’un günümüzde kullanılan sürümü, Bill Gates’in kağıt ağırlığı olarak kullandığı altın barlar kadar katı bir arayüze sahip. Ayrıca Project Neon kapsamında tasarımı değiştirilen Groove Music uygulamasının nasıl göründüğü hakkında bir ön bilgi sahibi olmak için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Bize soracak olursanız bu değişiklik, Windows’un Vista işletim sistemi ile birlikte kullanmaya başladığı Aero tasarımına oldukça benziyor.
Aero, Windows XP işletim sistemi ile birlikte kullanılan Luna adındaki tasarımın yerini alan ve Windows Vista işletim sistemi ile birlikte kullanılmaya başlayan tasarım dilinin adıdır. Aero, Windows 95’ten bu yana işletim sistemi üzerinde uygulanan en büyük tasarım değişikliği olma özelliğini taşıyordu. Düğmelerin görünüşünden menülere, ilerleme çubuklarına ve simgelere kadar işletim sistemi üzerindeki hemen her görsel öğe değişmişti. Windows 7 ile birlikte yeni Aero temalı öğeler eklenmeye devam etti. Bunlar arasında bir uygulamanın görev çubuğu üzerindeki küçük resmi üzerine fare imlecinizi getirdiğinizde uygulama penceresinin daha büyük görüntüsünün belirdiği Aero Peek özelliği de yer alıyordu. Windows 8’in genel olarak hiç beğenilmeyen Metro tasarımı ise Aero ile birlikte gelen hemen her şeye son verdi. Microsoft, Windows 10 ile birlikte genel olarak Metro tasarım dilini kullansa da Aero’dan esintiler taşımaya devam etti. İşte bu gelişimin bir sonraki adımı ise Neon olacak.
Microsoft eskiden bunu yapmış olduğundan bu soruyu sormuş olduğunuz için size kızmıyoruz. Ancak Project Neon ile birlikte gelen değişiklikler o kadar belirgin olmayacağından siz farkında olmadan bu değişikliklere alışacaksınız. Bunu söylemiş olmakla birlikte umarız Microsoft ‘bulanıklaştırma’ efektinde aşırıya kaçarak pencereleri taşımayı ve yeniden boyutlandırmayı zorlaştırmaz. Ayrıca Microsoft’un Project Neon üzerinde çalışmaya devam ettiğini ve henüz hiç bir şeyin tamamlanmamış olduğunu unutmayın. Kim bilir belki Microsoft, amatör bir tasarımcı olan ve Neon tasarım dilini kullanarak ekran görüntüleri hazırlayan Lukas‘ın çalışmalarınan bile esinlenmeyi tercih edebilir.

Project Neon ekran görüntüsü.
Hayır. Muhtemelen bu görsel değişikliğin Redstone 3 kod adı ile geliştirilmeye devam eden ve önümüzdeki sonbahar aylarında kullanıcılara sunulması beklenen bir sonraki büyük Windows güncellemesi ile birlikte gelecek (Microsoft’un bu güncellemeye Taşınabilirlik Güncellemesi (Mobility Update) adını vermesi bekleniyor). Microsoft’un bu Windows güncellemesi hakkında daha fazla bilgiyi şirketin 10-12 Mayıs tarihleri arasında düzenleyeceği Build konferasında paylaşması bekleniyor.
Henüz emin değiliz ancak Yaratıcılar Güncellemesi ile birlikte geleceğine kesin gözü ile bakılan ancak son anda vaz geçilen Kişilerim uygulamasının bir sonraki Windows güncellemesi ile birlikte gelmesini bekliyoruz. Görev çubuğunuzda yer alacak olan bu uygulama, sıkça iletişim kurduğunuz kişilere Skype ve Outlook gibi uygulamalar yardımı ile kolayca erişebilmenizi sağlamayı hedefliyor.
Kesinlikle değil. Aslına bakarsanız muhtemelen bir daha yeni bir Windows sürümü olmayacak. Eğer Microsoft bugüne kadar yaptığı açıklamaların arkasında durursa işletim sistemi sürekli olarak Neon gibi yeni araçlar ve tasarımlarla güncellenecek ancak bunun uzun vadede ne kadar sürdürülebilir olduğunu zaman gösterecek.
Kaynak: Computer Active dergisi, Sayı: 500, Sayfa: 49
The post Project Neon Dedikleri de Ne Ola Ki? appeared first on Kablosuz Mecmua.
]]>The post Microsoft, Word Üzerindeki Önemli Bazı Güvenlik Açıklarını Yamadı appeared first on Kablosuz Mecmua.
]]>Bundan bir gün sonra FireEye şirketindeki güvenlik yekilileri, bu açığı McAfee’den birkaç hafta önce keşfettiklerini ve o günden beri açığın yamanması için Microsoft ile birlikte çalıştıklarını söyledi.
Açığın fark edildiği zamanda açığın bilgisayar korsanları tarafından kullanıldığına dair herhangi bir kanıt bulunmuyordu ancak bundan iki hafta sonra bir siber güvenlik şirketi olan Proofpoint, bu açığı kullanan bir email kampanyasından haberdar olduğunu bildirdi.
Dridex adı verilen bu zararlı yazılım, kullanıcıların internet üzerindeki banka hesaplarına giriş bilgilerini çalmak için kullanılıyordu. Yazılımın 2015 yılında İngiltere’deki banka hesaplarından 20 milyon sterlinin çalınması olayında da kullanılmış olduğuna inanılıyor.
Proofpoint, bilgisayar korsanlarının milyonlarca kullanıcıya bu zararlı yazılımı içeren bir Word dosyasını gönderdiğini açıklarken, ilgili dosyanın özellikle Avustralya bölgesinde bulunan kullanıcılara gönderildiği belirtiliyor. Virüslü dosyayı açan kullanıcıların bilgisayarları, bilgisayar korsanları tarafından kontrol edilebiliyordu.
Şirket, bu açığın çok geniş bir alanda kullanılabilme ihtimali bulunduğundan tüm Windows kullanıcılarının otomatik güncelleme özelliğini açık tutmaları gerektiğini belirtiyor. Otomatik güncelleme özelliği açık olan Windows işletim sistemlerinde Microsoft, bu ve benzeri güvenlik açıklarını en kısa sürede yamayabiliyor.
Otomatik güncelleme özelliğini Windows 7 işletim sisteminde açık tutmak için kullanıcıların Başlat düğmesine tıklamaları, ardından klavyeleri aracılığı ile Windows Update yazdıktan sonra Programlar altında bulunan Windows Update öğesine tıklamaları gerekiyor. Açılan pencerede sol kısımda bulunan ‘Ayarları değiştir’ seçeneğine tıkladıktan sonra ‘Önemli güncellemeler’ altından ‘Güncellemeleri otomatik olarak yükle (önerilir)’ seçeneğini seçmeleri gerekiyor.
Windows 10 üzerinde ise otomatik güncellemeler öntanımlı olarak etkin durumdadır. Bilgisayarınızda bu özelliğin açık olup olmadığını kontrol etmek için Başlat düğmesine tıkladıktan sonra Ayarlar ve daha sonra da ‘Güncellemeler & Güvenlik’ bölümü altında bilgisayarınızın güncel olup olmadığını kontrol edebilirsiniz. Eğer değilse ‘Güncellemeleri kontrol et’ düğmesine tıklayabilirsiniz.
Kaynak: Computer Active dergisi, Sayı: 500, Sayfa: 8
The post Microsoft, Word Üzerindeki Önemli Bazı Güvenlik Açıklarını Yamadı appeared first on Kablosuz Mecmua.
]]>The post 32-bit ve 64-bit Windows Arasındaki Fark Nedir? appeared first on Kablosuz Mecmua.
]]>32-bit ve 64-bit terimlerini daha önce duymuş olabilirsiniz, ancak bunların gerçekten ne anlama geldiğini muhtemelen bilmiyorsunuz. Şimdi bu tanımlamaların nereden geldiğine ve bilgisayar deneyiminiz için ne kast ettiklerine bir göz atalım.
Bilgisayarınızın mimarisinin 32 bit veya 64 bit olup olmaması bilgisayarınızın içindeki işlemciye (merkezi işlemci veya CPU olarak da bilinir) bağlıdır. Şu anda, bilgisayar işlemcilerinin çoğunluğu bu iki kategoriden birine girer. 64-bit işlemciler, 32-bit eşdeğerlerinden daha üstündür, çünkü çok daha fazla bilgiyi tutabilir ve işleyebilirler.
İkisi arasındaki farkların büyüklüğünü anlamak için, ikili sayılamayı birazcık anlamak zorundasınız. Her bir basamak için on basamağa sahip olan ondalık sistemimizin aksine, ikili yalnızca iki basamağa – 0 veya 1’e sahiptir.
Böylece 32 bitlik bir sayının 2 ^ 32 (4.294.967.296) olası adresi vardır. Tersine, 64 bitlik bir sayının 2 ^ 64 (18.446.744.073.709.551.616) olası adresi mevcuttur. Diğer bir deyişle 4 milyar baytı (yaklaşık 4 gigabayt) ~ 18 quintillion bayta (yaklaşık 18 milyar gigabayt) karşılaştırarak aradaki farkın ne derece büyük olduğunu anlayabilirsiniz.
Microsoft, Windows’u hem karşıdan yüklediğinizde hem de kurduğunuz sırada seçebileceğiniz 32 bit ve 64 bit sürümleri sağlar.
64 bit işlemci kullanıyorsanız bu işlemcinin gücünden tam olarak yararlanabilmek için Windows’un 64 bit sürümünü de kullanmanız gerekir. Windows’un 32 bitlik sürümleri 64 bitlik işlemcilerde de çalışır ancak 64 bitlik işlemcilerin getirdiği fazladan işlemci gücünden faydalanamazsınız. 32 bitlik işlemciler üzerinde Windows’un 64 bit sürümünü yükleyemezsiniz, ancak 64 bit Windows, 32 bit Windows için geliştirilen yazılımları desteklemektedir.
Windows’daki bu farkı farkedeceğiniz iki büyük yer var. Biri, Windows’un 32 bitlik bir sürümünün yalnızca en fazla 4 GB RAM (veya daha az) kullanabilmesidir. Bu nedenle, Windows’un 32 bit’lik bir kurulumunda 16 GB’lık RAM’ı yerleştirirseniz, aslında 4 GB’den fazlasını kullanamazsınız.
Fark yaratacak diğer yer ise Program Files klasörüdür. Windows’un 32 bitlik bir sürümünde, uygulamalar yalnızca Program Files klasörüne yüklenecektir. Ancak, 64-bit sistemlerde ek bir Program Files (x86) klasörü bulunur. Bunun nedeni, 32 bitlik bir mimari için yazılan yazılımın 64 bitlik bir sistem için yazılanından çok daha farklı olmasıdır.
Programların çalışması için DLL gibi bazı paylaşılan bilgileri kullanması gerektiği zaman doğru Program Files dizinine bakmaları gerekir. İşte bu yüzden Windows bunları ayrı tutar. Windows’ta 32-bit’e x86, 64-bit’e x64 adı verildiğini unutmayın.
Windows 3.1 gibi eski Windows sürümleri 16-bit yazılımları çalıştırıyordu. Windows’un 32 bitlik sürümleri bu eski programlarla geriye doğru uyumludur. Ancak, 64-bit bir makineniz varsa, daha eski 16-bit yazılımı çalıştıramazsınız. 64-bit işlemciye sahip bir makinede 16-bit bir yazılımı çalıştırmak için 32-bit bir işletim sistemini yüklemeniz gerekmektedir.
Bazı yazılımları yüklerken yazılım geliştiricisine göre değişmekle birlikte bazen 32-bit, bazen de 64-bit bir sürümü size sunulur. Bazıları sizin bu seçimi yapmanıza izin verirken bazıları da sadece bir sürümü kullanırlar. Windows’un 64 bit sürümünü çalıştırıyorsanız, mümkünse 64 bit sürümlerini yüklemeniz önerilir.
Yazılımların x64 sürümlerinin hızı 32-bit sürümlerine oranla çok daha hızlı değildir. Bununla birlikte, artan 64-bit mimarisi güvenliğinden yararlanırlar ve x86 benzerlerinden daha istikrarlı ve verimli bir şekilde çalışabilirler.
Satıcıların indirme sayfalarındaki Sürümler (Versions ya da Editions) gibi bağlantılara göz atıp 64 bitlik bir sürümün var olup olmadığına bir bakın. 32-bit yazılım herkes için çalıştığı için çoğu yazılım geliştiricisi yazılımlarının 32-bit sürümüne bağlantı verirler. Elbette, 32-bit bir sistem kullanıyorsanız o zaman yazılımların yalnızca 32-bit sürümlerini kullanabileceksinizdir.
Windows’un 32 ve 64 bit sürümleri hakkındaki tüm ayrıntıları tartıştığımıza göre, hangi sürümü kullandığınızı öğrenmenin vakti geldi.
Bunu yapmanın birçok yolu var, ancak en kolay olanı Sistem penceresini açmaktır. Windows 8 veya Windows 10’da, Başlat düğmesine sağ tıklayın ve Sistem’i seçin. Windows 7 veya daha önceki sürümlerde, Bilgisayar’ı sağ tıklatın ve Özellikler’i seçin. Bu menüyü açmak için Windows Tuşu + Duraklat kısayolunu da kullanabilirsiniz.

Burada, Windows sürümünün Home veya Pro sürüm olup olmadığı ve bilgisayarınızla ilgili temel bilgileri göreceksiniz. Sistem türü altında Windows, işletim sisteminizin ve işlemcinizin 64 bit olup olmadığını size söyleyecektir. Yüklü RAM’ınızı burada da görebilirsiniz. 32-bit sistemde, 4 GB’ın üzerinde yüklü ise 4 GB kullanılabilir gibi bir şey yazacaktır.
İşlemciniz ve işletim sisteminin bit boyutları uyuşmalıdır, ancak öyle değilse o zaman işletim sisteminizi yükseltmeyi deneyebilirsiniz.
64 bitlik bilgi işlem yeni bir standart haline geliyor ancak bilgisayar endüstrisi buraya gelene kadar zorlu bir yol katetmek zorunda kaldı. Windows XP’nin 64 bit sürümleri mevcut olsa da, uyumluluk sorunlarıyla başa çıkmak tam bir baş ağrısıydı, bu yüzden birçok kişi bunu kullanmadı. 64 bit sistemlerin kullanımı Windows 7’ye kadar çok popüler hale gelmedi ve bugün Windows 10 kullanıcılarının çoğu 64-bit sistemleri kullanır hale geldi.
CPU’lar ilk tasarlandığında o zamanlar inanılmaz derecede fazla olan 4 GB RAM, 2016’da hala kullanılabilir bir bellek miktarıdır. Ancak, bileşen fiyatları düşmeye devam ederken, ucuz makineler büyük olasılıkla daha fazla RAM ile birlikte gelmeye başlayacak ve bu en nihayetinde 32-bitlik sistemlerin sonunu getirecek.
Bunun sonucunda yazılım geliştiricileri 64-bit yazılım geliştirmeye odaklanacak ve 64-bit yazılımlar oldukça uzun bir süre kullanılacak. 64-bit sistemlerde kullanılabilecek üst RAM miktarı 2.035 petabyte olduğundan yakın bir zamanda 64-bit mimarinin emekli olmayacağını gönül rahatlığı ile söyleyebiliriz.
Windows’un hangi sürümünü kullanıyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyoruz.
Bu yazının orijinali 23 Şubat 2010 tarihinde Karl L. Gechlik tarafından yazılmıştır.
Kaynak: MakeUseOf
The post 32-bit ve 64-bit Windows Arasındaki Fark Nedir? appeared first on Kablosuz Mecmua.
]]>The post Windows Güncellemeleri Artık Daha Az Rahatsız Edici Olacak appeared first on Kablosuz Mecmua.
]]>Bunun ardında yatan neden, Microsoft’un ömnümüzdeki altı ay içerisinde şirketin oyun konsolu Xbox One haricindeki her bir platform için kullanmaya başlayacağı Unified Update Platform (UUP) (Birleştirilmiş Güncelleme Platformu) olarak gösterilmektedir. Windows Blog’da yer alan açıklamaya göre Microsoft, UUP’nin hem mobil hem de PC için geliştirilen işletim sistemleri için farklı indirmelerin aynı anda salınımını mümkün hale getirecek.
Özetle bu yöntem sayesinde sadece sisteminizi en son güncelledikten sonra yapılan değişiklikler indirilecek ve yüklenecek. Microsoft, bugüne kadar sadece değiştirilen dosyaları değil ilgili programın ilişkili olduğu tüm dosyaları sisteminize indirip kuruyordu.
UUP sayesinde kullanıcılar, güncellemelerin dosya boyutlarında %35’e varan azalmalar görecek. Bunun yanı sıra yayımlanan güvenlik güncellemelerinin hangilerinin sisteminiz için gerekli olup olmadığına karar verecek işlemler artık Microsoft sunucuları üzerinde yapılacağı için bu sebeple bu işlemin sisteminize bindirdiği yük de ortadan kalkmış olacak.
Çoğu kullanıcının bu değişiklikleri halihazırda kullanılan Windows Update üzerinde fark etmeyeceklerini belirtmek gerek zira bu değişikliklerin çoğu kullanıcı arabiriminde yapılacak değişikliklerden ziyade bilgisayarın işletim sisteminin işleyişi ve Microsoft sunucuları üzerinde yapılmış olacak. Kullanıcılar için bugüne kadar Windows Update nasıl çalışıyorsa bundan sonra da o şekilde çalışmaya devam edecek. Her ne kadar bu değişiklik bir işletim sistemi üzerinde bugüne kadar yapılmış olan en çekici değişiklik olmasa da Windows 10 kullanan bilgisayarınızı güncellerken yaşadığınız deneyim artık daha verimli ve kolay hale gelecek.
UUP ilk olarak Windows 10 Mobile cihazları üzerinde etkinleştirilecek ve ardından bunu PC ve HoloLens ve Şeylerin Internet’i olarak adlandırılan cihazlarlar topluluğu takip edecek. Windows Insider üyesi kullanıcılar bu değişikliklerden bu yılın sonuna kadar fayalanmaya başlarken kullanıcıların geri kalanı bu değişiklikleri Windows 10 Creators Update ile kullanmaya başlayacak.
Windows 10 kullanmaya başladınız mı? Eğer Windows 10 kullanıyorsanız işletim sisteminin güncellemeleri işleyiş şeklinden memnun musunuz? UUP’ye geçiş sizce şu an kullanılan yöntemden daha mı iyi? Yoksa Windows 10’un bir sonraki sürümü olacak olan Windows 10 Creators Update için daha mı heyecanlısınız? Windows 10 hakkındaki yorumlarınızı bekliyoruz.
Kaynak: MakeUseOf
Görsel: Cy Evans
The post Windows Güncellemeleri Artık Daha Az Rahatsız Edici Olacak appeared first on Kablosuz Mecmua.
]]>The post Microsoft Windows 7 ve Windows 8.1’in Satışını Durdurdu appeared first on Kablosuz Mecmua.
]]>Microsoft, 31 Ekim’de Windows 7 Professional ve Windows 8.1’in Windows’un önceden yüklü olarak gelen Pclerde satışını durdurdu. Microsoft 2014 yılının Ekim ayında Windows 7 Home Basic, Windows 7 Home Premium ve Windows 7 Ultimate işletim sistemi sürümlerini ve 2016 yılının Haziran ayında ise Windows 8’in lisanslarını satmayı durdurmuştu.
Artık OEMler Microsoft’tan sadece Windows 10 lisanslarını satın alabilecekler. Şirketler daha önce Microsoft’tan satın almış oldukları Windows 7 ve Windows 8.1 lisanslarını kullanabilecekler ancka bu lisansların stokları tükendiğinde bir daha yeni stok satın alamayacaklar.
Tüketiciler için bunun anlamı eğer Windows 7 ya da 8.1 lisansına sahip bir bilgisayar almayı düşünüyorsanız elinizi çabuk tutmalısınız. Bilgisayar üreticileri ellerindeki bilgisayarları sattığında kendiniz bir şekilde Windows 7 ya da Windows 8.1 lisansını satın almalı ya da Windows 10’a geçiş yapmalısınız.
Eğer Windows 7 ya da Windows 8 işletim sistemini kullanmaya devam etmek istiyorsanız, Microsoft’un bu işletim sistemleri için vereceği desteği ne zaman sonlandıracağını bir kere not etin. Microsoft, Windows 7 için verdiği desteği zaten sonlandırmış durumda. Windows 8 için verdiği desteği ise 2018 yılının Ocak ayında sonlandırması bekleniyor. Windows 10’in ise en az 2025’e kadar desteklenmesi bekleniyor.
Microsoft’un işletim sistemi için gördüğü gelecek Windows 10’den ibaret zira şirket, Windows 10 işletim sistemini tüm cihazlar üzerinde kullanılabilecek ortak bir işletim sistemi olarak geliştiriyor ve bu konuda önemli adımlar atmış durumda. Windows 10 işletim sistemi sadece masaüstü ve dizüstü bilgisayarlar üzerinde değil, aynı zamanda şirketin Xbox One oyun konsolunda, tablet bilgisayarlarda ve akıllı telefonlar üzerinde de kullanılabiliyor. Şirket, Windows 10’i bir ürün olarak değil bir hizmet olarak görüyor.
Windows 10 piyasaya sürüleli oldukça uzun bir süre geçmiş durumda ve eğer siz bu süre içerisinde Windows 10’e ısınamadıysanız, bundan sonra da ısınmanız biraz zor olabilir. Size tavsiyemiz Windows 10’e gerçekten bir şans vermeniz, ya da macOS veya Linux işletim sistemlerinden birisine geçmeniz.
Windows 7 ya da Windows 8.1 kullanmaya devam etmeye kararlı mısınız? Bu işletim sistemlerinin en çok beğendiğiniz özellikleri nelerdir? Windows 10’deki hangi özellik sizin bu yeni işletim sistemine geçmenizdeki en büyük engel? Yorumlarınızı bekliyoruz.
Görsel: Imilyas
Kaynak: MakeUseOf
The post Microsoft Windows 7 ve Windows 8.1’in Satışını Durdurdu appeared first on Kablosuz Mecmua.
]]>